İran‘ın başkenti Tahran’da çok sayıda patlama meydana geldi.
Tahran‘ın güney ve batı kesimlerinde şiddetli patlamalar oldu, saldırı sonrası hava savunma sistemleri faaliyete geçti.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’dan yapılan misillemeyi engellemek için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.
Saldırının hedef aldığı bölgelerde cep telefonlarına uyarı mesajları gönderildiğine dikkati çekilen açıklamada, halka sığınaklara gidilmesi uyarısı yapıldığı kaydedildi.
Başkent Tel Aviv ve çevresinin yanı sıra işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da sirenlerin çalmasının ardından Kudüs semalarında güçlü patlama sesleri duyuldu.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’dan füzeler ateşlendiği ve hava savunma sistemlerinin önlemeye çalıştığı bildirildi.
Cep telefonlarına gönderilen uyarı alarmlarının ardından füzelerin ulaşmasıyla işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs‘te sirenler çaldı.
Doğu Kudüs semalarından hava savunma sistemlerinin devreye girmesinin ardından güçlü patlama seslerinin duyulduğunu aktardı.
İsrail’in başkenti Tel Aviv ve merkez bölgesinde ise sirenler çalmadı.
İran Silahlı Kuvvetleri, yaptığı açıklamada, “Gerçek Vaat 4 Operasyonunun” 26. dalgası kapsamında İsrail ve bölgedeki ABD askeri üslerine yönelik geniş çaplı füze ve İHA saldırıları başlattığını bildirdi.
Açıklamada, bu saldırı dalgasında, yeni nesil İmad ve Kadr füzeleri ile Hayber savaş başlıklarının kullanıldığı belirtilerek, hedeflerin isabetli bir şekilde vurulduğu ifade edildi.
İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Hatemul Enbiya Karargahından konuya dair açıklama yapıldı.
Açıklamada, “İran’ın kuzeybatı, batı, güney, İsfahan, Kirman ve Tahran bölgelerinde füze ve topçu sistemleri tarafından MQ-9, Hermes ve Orbiter tipi 13 insansız hava aracı düşürüldü.” ifadeleri kullanıldı.
İran Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasına göre, bugün öğle saatlerinde Basra Körfezi’nde “Louise P” isimli bir petrol tankeri, “ABD’ye ait olduğu gerekçesi” ile Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından İHA ile vuruldu.
Devrim Muhafızları daha önce, bölgede bulunan İsrail ve ABD’ye ait tüm varlıkların meşru hedefleri olduğunu açıklamıştı.
Ayrıca İran, Hürmüz Boğazı’nda “uyarıları dikkate almayan” “Pirima” isimli bir petrol tankerinin insansız hava aracıyla vurulduğunu bildirdi.
İran ile ABD ve İsrail arasında devam eden çatışmalar ile İran’ın bölge ülkelerinde yer alan ABD üslerine yönelik saldırılarına ilişkin ülke liderlerinin açıklamalarının ardından Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da ABD merkezli X sosyal medya platformunda paylaşımda bulundu.
Kalibaf, İran’ın savunma politikalarının ABD-İsrail saldırısında ölen İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ilkelerine dayandığını belirterek, “Bölgede ABD üslerinin varlığı devam ettiği sürece, ülkeler huzur yüzü görmeyecek.” dedi.
Meclis Başkanı, tüm yetkililerin ve halkın bu konuda hemfikir olduğunu belirtti.
İran devlet televizyonuna göre, Kürdistan eyaletinin Merivan kenti Kaymakamı Nejad Cihani konuya ilişkin açıklama yaptı.
Kaymakam Cihani, kentte silah ve mühimmat kaçakçılığı yapan “organize bir çete” çökertildiğini belirterek, söz konusu çetenin İran karşıtı gruplarla bağlantılı olduğunu ileri sürdü.
Operasyonun Merivan sınır muhafızları ve güvenlik güçlerinin işbirliğiyle yapıldığını aktaran Cihani, “Bu operasyonda 10 kalaşnikof saldırı tüfeği, 21 şarjör ve 630 mermi ele geçirildi.” ifadelerini kullandı.
İran yönetimi karşıtı grupların silahlandırılarak Tahran’a karşı savaştırılacağı iddialarının gündemde olduğu dönemde operasyonun yapılması dikkati çekti.
İran Kızılayı tarafından yapılan açıklamada, ABD-İsrail’in saldırılarında 6 bin 668 sivil noktanın hedef alındığı belirtildi.
Açıklamada, “Bu hedefler arasında 5 bin 535 konut, bin 41 ticari birim, 14 sağlık merkezi, 65 okul ve Kızılay Derneği’ne bağlı 13 merkez bulunmaktadır.” denildi.
Saldırılar sırasında çok sayıda yardım ve kurtarma aracının da hasar gördüğü çok sayıda yardım görevlisi ve Kızılay çalışanının da yaralandığı aktarıldı.
ABD-İsrail’in sivilleri hedef alan saldırılarının Cenevre Sözleşmelerini ihlal ettiği vurgulanarak, “Uluslararası kurumların, insani yardım örgütlerinin ve insan hakları savunucularının, sivillerin canlarını korumak, yardım çalışanlarının güvenliğini sağlamak ve uluslararası insani hukuk kurallarına saygı gösterilmesini temin etmek için acil ve etkili önlemler almaları beklenmektedir.” ifadeleri kullanıldı.
İsfahan Eyaleti Vali Yardımcısı Ekber Salihi, İsfahan Eyaleti’ne yönelik İsrail ve ABD saldırılarına ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
İsfahan’a yönelik saldırıların devam ettiğini hatırlatan Salihi, “İsfahan eyaletinde savaşın başlangıcından bu yana asker, sivil ve çocuklar olmak üzere 63 kişi hayatını kaybetti.” bilgisini verdi.
Salihi öte yandan İsfahan halkının sosyal medyada yer alan asılsız iddiaları dikkate almamalarını ve ülkenin resmi haber kanallarını takip etmeleri gerektiğini söyledi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, gece Tahran’daki Mehrabad Havaalanı’nda altyapıyı hedef alan geniş çaplı bir saldırı gerçekleştirildiği belirtildi.
Havaalanının altyapısının hedef alındığı saldırıda vurulduğu iddia edilen 16 uçağın, Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü’ne ait olduğu ileri sürüldü.
Açıklamada, Mehrabad Havaalanı’nın Kudüs Gücü tarafından Orta Doğu’daki “vekillerini” silahlandırmak ve finanse etmek için kullanıldığı savunuldu.
Ayrıca açıklamada, vurulan uçaklardan bazılarının “İran’ın vekillerine silah taşıyan uçaklar”, bazılarının ise savaş uçağı olduğu iddia edildi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Tahran ve İran’ın orta kesimlerinde saldırılar gerçekleştirildiği bildirildi.
İsrail ordusuna ait 80’den fazla savaş uçağının saldırılara katıldığı belirtilen açıklamada, başkentte ve İran’ın orta kesimlerinde Tahran yönetimine ait hedeflerin vurulduğu iddia edildi.
Açıklamada, vurulan hedefler arasında Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) yakın İmam Hüseyin Üniversitesi’nin de bulunduğu belirtilerek okulun DMO tarafından çatışmalar sırasında toplanma yeri olarak kullanıldığı, içeride çok sayıda askeri varlık barındırdığı için askeri hedef oluşturduğu savunuldu.
Ayrıca İran’a ait askeri sığınakların, fırlatma altyapısı bulunan füze depolama tesislerinin ve yüzlerce kişinin çalıştığı komuta merkezi olarak kullanılan bir balistik füze deposunun hedef alındığı ileri sürülen açıklamada, İran’ın batı ve orta kesimindeki fırlatma sahalarının da vurulduğu kaydedildi.
Açıklamada, İran’a yönelik saldırıların devam edeceği belirtildi.
Tahran’da doktorlar ve tıp öğrencileri, Gandi Hastanesi önünde “İsrail ve ABD’nin sağlık merkezlerine yönelik saldırılarını” protesto etti.
Protestolar sırasında, “İsrail’e ölüm, ABD’ye ölüm, İngiltere’ye ölüm” sloganları atılırken, protestolara katılanların ellerinde, ABD ve İsrail’in Minab’taki okula yönelik saldırısında hayatını kaybeden çocukların resimleri yer aldı.
Doktorlar ve tıp öğrencilerinin taşıdıkları afişlerde, “Sağlık merkezlerine yönelik saldırılar devlet terörizmidir, bütün dünya Siyonistlerin bu katliam ve soykırımına karşı sesini yükseltsin.” mesajlarına yer verildi.
İsrail ve ABD’nin, çatışmanın ilk günlerinde İran’ın başkenti Tahran’a düzenlediği hava saldırılarında Gandi Hastanesi kullanılamaz hale gelmişti.
Hastanenin yoğun bakım ünitesi ile ameliyathanesinde de ciddi hasar meydana gelmişti.
AA ekibi, Tahran’ın kuzeyine gerçekleştirilen saldırı sonrası 17 katlı hastanede oluşan hasarı yerinde görüntülemişti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre, Irak’ın kuzeyindeki ayrılıkçı grupların mevzileri, bu sabah yerel saatle 04.30’da İran Devrim Muhafızları’na ait füze birliği tarafından üç noktadan vuruldu.
Açıklamada, Irak’ın kuzeyindeki terörist ayrılıkçı grupların “İran’ın toprak bütünlüğüne karşı herhangi bir girişimde bulunmaları halinde, İran’ın karşılığının ezici olacağı” belirtildi.
Irak Sivil Havacılık Kurumu tarafından yapılan yazılı açıklamada, hava sahasının tüm uçuşlara kapatılma süresinin 72 saat daha uzatıldığı bildirildi.
Kararın, 10 Mart Salı günü saat 12.00’ye kadar geçerli olacağı ve bunun geçici bir ihtiyati tedbir olarak uygulanacağı aktarıldı.
İran Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasına göre, İran Donanması’nın Hürmüz Boğazı’nın güvenli olmadığı ve trafiğe kapalı olduğu yönündeki tekrarlanan uyarılarını dikkate almaksızın Boğaz’dan geçmeye çalışan “Prima” adlı bir petrol tankeri İHA tarafından vuruldu.
İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere dair şunları söylemişti:
“Hürmüz Boğazı’nda iki tür gemiye izin vermeyeceğiz. Amerikan ve Siyonist rejimlere bağlı gemiler. Bunlar geçmeye çalışırsa vurulacaklar.
Sadece iki bayrağın geçmesine izin verilmiyor. Amerikan bayrağı ve Siyonist bayrağı. Diğer ülkeler diledikleri bayrak altında geçebilirler.”
İran Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamaya göre, donanmaya ait insansız hava aracı birimi, şafak vakti BAE’nin Dafra Hava Üssü’ne büyük bir saldırı düzenledi.
ABD’nin bölgedeki en büyük üslerinden biri olarak adlandırılan üsse saldırıya ilişkin, “Bu saldırıda, Amerikan teröristlerinin hava savaş merkezi, uydu iletişim merkezi, erken uyarı radarları ve ateş kontrol radarları vurulmuştur.” ifadeleri kullanıldı.
İran’ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansına göre, İran Ekonomi Bakanı Ali Medenizade, borsanın kapalı kalmaya devam edeceğini söyledi.
Borsanın kapatılması kararıyla birlikte halkın borsadaki varlığının korunmasının hedeflendiğini söyleyen Medenizade, borsanın ikinci bir duyuruya kadar da açılmayacağını belirtti.
İran Borsası savaşın ikinci günü bir hafta süre ile kapatılmıştı.
Fox News’un haberine göre, ABD, üçüncü bir uçak gemisini İran’a saldırıları için bölgeye konuşlandırmaya hazırlanıyor.
Hatteras Adası açıklarında hazırlıklarını tamamlayan “USS George H.W. Bush” uçak gemisinin, yakında Doğu Akdeniz’e doğru yola çıkması bekleniyor.
Onlarca saldırı uçağının konuşlandırıldığı uçak gemisinde, ayrıca güdümlü füze destroyerleri olacak.
ABD Donanmasına ait “USS Gerald R. Ford” gemisi Kızıldeniz’de, “USS Abraham Lincoln (CVN-72)” uçak gemisi ise Umman Denizi’nde faaliyet gösteriyor.
Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, Yeni Delhi’de düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, “IRIS Lavan” gemisinin 1 Mart’ta “sorun yaşadığını” bildirdikten sonra Hindistan’ın izniyle Kochi kentinde demirlediğini belirterek, “İnsancıl olan buydu.” ifadesini kullandı.
Press Trust of India (PTI) ajansının ismi verilmeyen hükümet kaynaklarına dayandırdığı habere göre Hindistan, 4 Mart’tan bu yana Kochi’de demirli olan geminin 183 kişilik mürettebatına konaklama imkanı sağladı.
ABD’nin Virginia sınıfı hızlı taarruz denizaltısı, 4 Mart’ta İran Donanmasına ait “IRIS Dena” fırkateynini Sri Lanka açıklarında batırmıştı.
Sri Lanka yetkilileri, 5 Mart itibarıyla 87 cenazenin çıkarıldığını ve 32 kişinin kurtarıldığını açıklamıştı.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki resmi hesabından yapılan açıklamada, El-Harc kentindeki Prens Sultan Hava Üssü’ne fırlatılan 3 balistik füzenin hava savunma sistemlerince engellendiği belirtildi.
Ülkenin güneydoğusunda, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) sınırı yakınlarındaki Şeybe Petrol Sahası’na 21, başkent Riyad’ın doğusuna 2 İHA ile düzenlenen saldırılara da müdahale edildiği vurgulandı.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesabından yapılan açıklamada, ülkenin farklı bölgelerinde duyulan patlama ve gürültülerin hava savunma sistemlerinin balistik füzeleri ve savaş uçaklarının insansız hava araçlarını engellemesi sonucu meydana geldiği belirtildi.
Açıklamada ayrıca vatandaşlardan yetkili kurumların yayımladığı güvenlik ve emniyet talimatlarına uymaları istendi.
Bahreyn İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da sabah saatlerinden bu yana 7’nci kez uyarı sirenlerinin çaldığı belirtildi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Geçici Liderlik Konseyi’nde alınan karara göre İran’a saldırı olmadığı sürece komşu ülkelere yönelik saldırı ve füze atışı yapılmayacağını duyurmuştu.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, BAE hava savunma sistemlerinin balistik füzeleri engellediği, savaş uçaklarının ise insansız hava aracı (İHA) ve seyir füzelerini etkisiz hale getirdiği belirtildi.
Açıklamada ayrıca ülkenin çeşitli bölgelerinde duyulan patlama seslerinin, hava savunma sistemlerinin balistik füzeleri, savaş uçaklarının ise İHA ile seyir füzelerini imha etmesinden kaynaklandığı ifade edildi.
BAE Savunma Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, hava savunma sistemi tarafından tespit edilen 16 balistik füzeden 15’inin engellenerek imha edildiği, bir füzenin ise denize düştüğü belirtildi.
Açıklamada, aynı gün içinde tespit edilen 121 İHA’dan 119’unun etkisiz hale getirildiği, iki İHA’nın ise BAE topraklarına düştüğü kaydedildi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaştan bu yana İran’dan ülkenin hava sahasına yönelik yapılan saldırılara ilişkin açıklamada şu bilgilere yer verildi:
“Toplam 221 balistik füze tespit edilmiş, bunlardan 205’i imha edilmiş, 14’ü denize düşmüş ve 2 füze BAE topraklarına isabet etmiştir. Ayrıca toplam 1305 İHA tespit edilmiş, bunlardan 1229’u engellenmiş, 76’sı ülke topraklarına düşmüştür. 8 seyir füzesi ise tespit edilerek imha edilmiştir.”
Açıklamada, saldırılardan etkilenenler hakkında bilgi verilirken, olaylar sonucunda Pakistan, Nepal ve Bangladeş uyruklu 3 kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı.
Aralarında BAE, Türkiye, Mısır, Etiyopya, Filipinler, Pakistan, İran, Hindistan, Bangladeş, Sri Lanka, Azerbaycan, Yemen, Uganda, Eritre, Lübnan, Afganistan, Bahreyn ve Komor Adaları vatandaşlarının bulunduğu 112 kişinin ise hafif şekilde yaralandığı ifade edildi.
Bahreyn İçişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesabından yapılan açıklamada, İran saldırısı sonucu başkent Manama’da bir evde ve çevredeki binalarda yangın çıktığı ve hasar oluştuğu belirtildi.
Açıklamada, sivil savunma ekiplerinin yangını kontrol altına almak için gerekli önlemleri aldığı kaydedildi.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı da ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesabından Prens Sultan Hava Üssü’nü hedef alan bir balistik füzenin yerleşim alanı dışına düştüğünü açıkladı.
Ordu Sözcüsü Mustafa el-Hayari, basına yaptığı açıklamada, İran’dan fırlatılan füze ve İHA’lara karşı hava savunma sistemlerinin devreye alındığını ve ordunun tüm birliklerinin yüksek hazırlık seviyesine geçirildiğini söyledi.
Hayari, bir hafta içinde Ürdün’e 60 füze ve 59 İHA’nın yöneldiğini, Kraliyet Hava Kuvvetlerinin bunların 108’ini düşürdüğünü, 11’inin ise engellenemediğini belirtti.
Kamu Güvenliği Sözcüsü Amir es-Sertavi ise ülke genelinde füze ve İHA parçalarının düşmesiyle ilgili 207 ihbar aldıklarını ve olaylarda çoğu hafif olmak üzere 14 kişinin yaralandığını bildirdi.
BAE Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İran’dan gelen füze ve kamikaze İHA saldırılarına müdahale edildiği belirtildi.
Bölgede duyulan patlama seslerinin hava savunma sistemleri ve kamikaze İHA’ların engellenmesinden kaynaklı olduğu ifade edildi.
Hava savunma sistemlerinin füze ve tüm kamikaze İHA’ları imha edip etmediğine dair bilgi verilmedi.
Öte yandan sosyal medyada yer alan görüntülerde, Dubai Marina Kulesi’nin üst katlarından birinde duman yükseldiği görüldü.
Görüntünün sosyal medyada hızla yayılması üzerine Dubai Medya Ofisi yaptığı yazılı açıklamada, saldırıyı doğruladı.
Açıklamada, hava savuma sistemlerinin müdahalesi sonucu kamikaze İHA’nın Dubai Marina Kulesi’nin dış yüzeyinde hasara yol açtığı ve herhangi bir can kaybı veya yaralanma bulunmadığı kaydedildi.
Dubai Medya Ofisi’nin, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Dubai Havalimanı’ndaki uçuşların askıya alındığı duyuruldu.
Açıklamada, uçuşların neden askıya alındığına ilişkin bilgiye yer verilmedi.
Bu açıklamadan kısa süre sonra Dubai merkezli Emirates Havayolları, yaptığı yazılı açıklamayla, Dubai Havalimanı’ndan uçuşlara yeniden başlandığını bildirdi.
Öte yandan sosyal medyada, Dubai Havalimanı’na kamikaze insansız hava aracıyla saldırı düzenlendiği yönünde görüntüler paylaşıldı.
Görüntülerde, kamikaze bir İHA’nın Dubai Havalimanı’na isabet ettiği ve patlama yaşandığı görülüyor.
BAE makamlarından Dubai Havalimanı’na kamikaze İHA ile saldırı düzenlendiğini gösteren görüntü hakkında henüz açıklama yapılmadı.
Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Mısırlı mevkidaşı Bedri Abdulati bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede, bölgedeki askeri gerilimin tırmanması, bu durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrar üzerindeki yansımaları ele alındı.
Katar ve Mısırlı bakanlar görüşmede, “askeri gerilimin durdurulması ve diyalog sürecine dönülerek ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesi” gerektiğini vurguladı.
Al Sani, ülkesinin topraklarına yönelik İran saldırılarını yeniden kınayarak, “Bu saldırılar hiçbir gerekçe veya bahane altında kabul edilemez.” ifadesini kullandı.
Katar’ın her zaman bölgesel çatışmaların dışında kalmaya özen gösterdiğini belirten Al Sani, Tahran ile uluslararası toplum arasında diyaloğu kolaylaştırmaya çalıştıklarını hatırlattı.
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ise bölgedeki tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulunarak, “Askeri gerilimin daha fazla artmasını önlemek amacıyla sağduyunun hakim kılınması, müzakerelere ve diplomatik yöntemlere dönülmesi” gerektiğini ifade etti.
Katar Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Katar’a yönelik gerçekleştirilen füze saldırısının tespit edilerek engellendiği belirtildi.
Açıklamada, Katar Silahlı Kuvvetleri’nin ülkenin hava sahasını ve güvenliğini korumak için yüksek hazırlık seviyesinde görev yapmayı sürdürdüğü ifade edildi.
Saldırıya ilişkin detaylara yer verilmeyen açıklamada, güvenlik ve savunma birimlerinin gelişmeleri yakından takip ettiği kaydedildi.
Açıklama öncesi Katar’ın başkenti Doha’da siren sesleri duyulurken, ülkede yaşayanların cep telefonlarına “ulusal acil durum” uyarısı gönderilmişti.
Yetkililer tarafından gönderilen bildiride, güvenlik tehdit seviyesinin yükseltildiği belirtilerek vatandaşlar ve ülkede bulunanlardan evlerinde kalmaları, dışarı çıkmamaları ve pencereler ile açık alanlardan uzak durmaları istendi.
Katar İçişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu hesabından yayımlanan ve 7 güvenlik kuralına yer verilen videoda, araç kullanırken patlama sesi duyulması halinde aracı yavaşlatıp, yol kenarında durulması; mümkün oldukça köprü, elektrik direkleri ve büyük ağaçlardan uzak durulması gerektiği belirtildi.
Yakınlarda bir bina olması halinde söz konusu binaya sığınılmasının daha doğru olacağı kaydedilen videoda, araç açık alanda bulunuyorsa aracın içinde kalınması ve cam seviyesinden aşağıda konum alınması gerektiği aktarıldı.
Ayrıca hava basıncını azaltmak için araçtaki camların kısmen açılması gerektiği ifade edilen videoda, durumun sakinleşmesinin ardından şarapnel parçalarının bittiğinden emin olmak için birkaç dakika beklenmesi tavsiyesinde bulunuldu.
Sonrasında yola çıkmadan önce aracı kontrol etmeleri uyarısı yapılan videonun sonunda “Unutma! Sakin ve doğru davranmak seni güvende tutar.” ifadesine yer verildi.
Hamad Uluslararası Havalimanından yapılan açıklamada, yolculara bu aşamada havalimanına gitmemeleri ve uçuş durumlarıyla ilgili olarak doğrudan ilgili hava yolu şirketleriyle iletişime geçmeleri çağrısı yapıldı.
Açıklamada, halen gerçekleştirilen bazı uçuşların ise Katar Sivil Havacılık Otoritesi tarafından verilen geçici izin kapsamında, yolcu tahliye ve geri dönüşlerini sağlamak amacıyla açılan sınırlı bir hava koridoru üzerinden gerçekleştirildiği belirtildi.
Söz konusu uçuşların ilgili kurumların koordinasyonu ve yetkilendirmesiyle yürütüldüğü ifade edilen açıklamada, tarifeli uçuşların, yetkili makamlarca Katar hava sahasının açıldığının teyit edilmesinin ardından başlayacağı kaydedildi.
Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Albay Suud el-Atvan, düzenlediği basın brifinginde, “Silahlı kuvvetler son 48 saat içinde 14 balistik füze tespit etti. Bunlardan 12’si imha edildi, diğer ikisi ise tehdit bölgesinin dışında kaldığı için etkisiz hale getirildi.” dedi.
Atvan, silahlı kuvvetlerin ayrıca “23 İHA’yı başarıyla etkisiz hale getirdiğini, bunun sonucunda küçük maddi hasar meydana geldiğini ve can kaybı olmadığını” söyledi.
Öte yandan Kuveyt televizyonunda yayımlanan bilgilendirme toplantısında konuşan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Nasır Busalib ise dün geceden bu yana bomba imha ekiplerinin düşen şarapnel ve tanımlanamayan cisimlerle ilgili 64 saha ihbarına müdahale ettiğini belirtti.
Busalib, 28 Şubat’ta başlayan İran saldırılarından bu yana bu tür ihbarların toplam sayısının 229’a ulaştığını, tüm vakalara hızlı ve etkili şekilde müdahale edildiğini vurguladı.
Sivil Savunma Genel Müdürlüğü’nün aynı tarihten bu yana 67 kez sirenleri devreye soktuğunu aktaran Busalib, vatandaşlar ve ülkede yaşayan yabancılara sosyal medya paylaşımlarında yasal düzenlemelere uymaları çağrısında bulundu.
Busalib, askeri operasyonlar, füzeler veya kamu düzenini bozabilecek görüntü ve videoların paylaşılmaması gerektiğini ifade etti.
Kuveyt Ulusal Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Cadan Fazıl Cadan da birliklerinin bugün şafak vakti bir insansız hava aracını herhangi bir can kaybı veya maddi hasar olmadan etkisiz hale getirdiğini açıkladı.
Kuveyt resmi ajansı KUNA’nın haberine göre, Kuveyt Petrol Şirketi’nden yapılan açıklamada, İran’ın ülkeye yönelik tekrarlayan saldırıları nedeniyle ham petrol üretimi ve rafineri faaliyetlerinde ihtiyati bir azaltma uyguladıkları belirtildi.
Azaltma miktarına ilişkin rakam verilmeksizin bu önlemin “tamamen ihtiyati olduğu ve durum geliştikçe gözden geçirileceği” kaydedilen açıklamada, koşullar elverdiğinde üretim seviyelerini eski haline getirmeye tamamen hazır olunduğu vurgulandı.
ABD Başkanı Donald Trump, CNN’e telefon bağlantısıyla yaptığı açıklamalarda, İran’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran’da yeni liderin belirlenmesinde etki sahibi olacağı görüşünü yineleyen Trump, “Bu çok kolay olacak. Venezuela’da olduğu gibi işleyecek.” dedi.
Trump, İran’da dini bir lider seçeneğine açık olduğuna işaret ederek, “Bu kişinin kim olduğuna bağlı olarak olabilir. Dini liderlerle bir sorunum yok. Birçok dini liderle çalışıyorum ve onlar harika insanlar.” diye konuştu.
Ülkeyi yönetecek kişinin adil olması gerektiğini belirten Trump, “İyi bir iş çıkarmalı. ABD ve İsrail’e iyi davranmalı. Orta Doğu’daki diğer ülkelere de iyi davranmalı, hepsi bizim ortaklarımız.” yorumunu yaptı.
Trump, ABD merkezli Truth Social sosyal medya platformundan, İran’a saldırılara ilişkin paylaşım yaptı.
“ABD ve İsrail’in saldırıları sayesinde İran’ın Orta Doğu’daki komşularından özür dilediği ve teslim olduğunu” savunan Trump, “İran, Orta Doğu’yu ele geçirip yönetmek istiyordu. Binlerce yıldır ilk kez çevresindeki Orta Doğu ülkelerine karşı yenilgiye uğradı.” yorumunda bulundu.
Trump, “Bugün İran çok ağır bir darbe alacak” ifadesini kullanarak İran’da “şu ana kadar hedef alınmayan bölgeler ve grupların tamamen yok edilme ve ölümle karşı karşıya kalma riski” olduğunu kaydetti.
ABD’de Ulusal İstihbarat Konseyi’nin hazırladığı gizli bir raporun, İran’a yönelik gerçekleştirilecek daha büyük ölçekli saldırıların bile İran’ın yerleşik askeri ve dini yönetimini devirmesinin olası olmadığını ortaya koyduğu iddia edildi.
Washington Post’un (WP) raporun içeriğine aşina üç kaynağa dayandırdığı haberinde, Trump’ın İran’da ABD yanlısı bir yönetim getirme planı hakkında şüpheler gündeme getirildi.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlayan saldırılarından yaklaşık bir hafta önce tamamlandığı belirtilen raporda, İran liderliğine karşı dar veya hükümet kurumlarını da içeren daha geniş kapsamlı saldırılar sonrası olası senaryolar değerlendirildi.
Raporun bulgularına aşina olan kişiler, mevcut istihbaratın her iki durumda da İran’ın dini ve askeri kurumlarının, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesi dahil, iktidarın sürekliliğini korumak için tasarlanmış protokolleri izleyerek yanıt vereceği sonucuna varıldığını aktardı.
Söz konusu gizli rapor hakkında konuşan kaynaklar, ABD ve İsrail saldırıları sonucunda İran’da parçalanmış durumdaki muhalefetin ülkenin kontrolünü ele geçirme ihtimalinin “olası olmadığını” öne sürdü.
ABD Ulusal İstihbarat Konseyi, Washington’da 18 istihbarat teşkilatının kolektif bilgeliğini temsil etmek amacıyla ABD tarafından toplanan üst düzey analizlerini koordine eden ve tahminler üreten deneyimli analistlerden oluşuyor ve doğrudan Ulusal İstihbarat Direktörü’ne bağlı bulunuyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Kongre’nin inceleme şartlarını kaldırmak için “acil durum” yetkisini kullanarak İsrail’e 151,8 milyon dolarlık olası silah satışı yapılmasına onay verdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 151,8 milyon dolarlık olası satış; 12 bin BLU-110A/B genel amaçlı bomba gövdesi ile mühendislik, lojistik ve teknik destek hizmetlerini içeriyor.
Açıklamada, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun bu ürün ve hizmetlerin İsrail’e acil olarak satılmasının “ABD’nin ulusal güvenlik çıkarları açısından gerekli olduğu” konusunda karar verdiği aktarılırken bu sebeple Silah İhracatı Kontrol Yasası uyarınca bu satış için ABD Kongresinin inceleme şartının uygulanmayacağı ifade edildi.
Olası satışın ana yüklenicisinin Texas merkezli Repkon USA şirketi olacağı kaydedilen açıklamada, bomba gövdelerinin bir kısmının mevcut stoklardan transfer edileceği belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tommy Pigott, yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, İran’ın 5 Mart’ta Azerbaycan’nın Nahçıvan Uluslararası Havalimanı ve bir çocuk okulunu insansız hava aracı ile hedef aldığı aktarılarak, Tahran’ın “sebepsiz yere gerçekleştirdiği” bu saldırının şiddetle kınandığı belirtildi.
Bu saldırıların masum sivilleri yaraladığı ve kritik sivil altyapıya zarar verdiği ifade edilen açıklamada, saldırıların Azerbaycan’ın egemenliğinin açık bir ihlali olduğu ve İran’ın “saldırganlığını gereksiz şekilde tırmandırdığı” öne sürüldü.
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken, 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlattı.
İran da İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu, Kuveyt, Katar, BAE ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.
ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.
İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, ABD-İsrail saldırılarında 926 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
İsrail ise İran’la karşılıklı saldırıların başlamasından bu yana 11 kişinin öldüğünü, aralarında panik atak geçirenlerin de olduğu 502 kişinin yaralandığını duyurdu.
Kaynak AA
GÜNCEL
08 Mart 2026EĞİTİM
08 Mart 2026EĞİTİM
08 Mart 2026GÜNCEL
08 Mart 2026GÜNCEL
08 Mart 2026GÜNCEL
08 Mart 2026GÜNCEL
08 Mart 2026
1
MEB 15 bin sözleşmeli öğretmen ataması için takvimi açıkladı
3293 kez okundu
2
İsrail’in Gazze’ye 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda can kaybı 50 bin 933’e çıktı
3289 kez okundu
3
Sağlık Bakanlığı’na 15 bin 342 personel alımı: Yerleştirme sonuçları açıklandı
3238 kez okundu
4
Gazze’de ailelerini ayakta tutmaya çalışan Filistinli annelerden dünyaya çağrı: Bize destek olun anneler ,evlatlar sağolsun !!
3207 kez okundu
5
Herkesi Kan bağışına davet ediyoruz ! “Sen de kan bağışla; 3 kalp sayende atsın, bağışınla yaşasın”
3187 kez okundu