Bakan Yumaklı, Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği’nin (TÜRES) etkinliğinde yaptığı konuşmada, gastronominin yalnızca bir sektör olmadığını, bir ülkenin aynı zamanda kültürü, kimliği ve medeniyetinin en güçlü anlatım biçimlerinden biri olduğunu söyledi.
Tecrübe ve bilgi birikimi aktarımının birlik ile beraberliğin güçlendirilmesinin yanı sıra sektörün de güçlenmesine önemli bir katkı sağlayacağını belirten Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak çalışmalarda markalaşma, gıda güvenilirliği ve israfla mücadele başlıklarına ayrı bir önem verdiklerinin altını çizdi.
Yumaklı, markalaşma içinde coğrafi işaretlerin büyük öneminin olduğunu dile getirerek, “Bugün ülkemizde 1798 ürün coğrafi işaret tescili almıştır. 44 ürünümüz AB’den coğrafi işaret tescili almıştır. 41 ürünümüzün ise AB tescil süreci devam etmektedir.” diye konuştu.
Bakanlık olarak bu ürünlerin tanıtımı ve korunması için yoğun bir gayret içinde olduklarını ifade eden Yumaklı, bir tarımsal ürünün coğrafi işaret almasının tek başına yeterli olmayacağını, bir marka ve değer haline dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.
Bakan Yumaklı, gıda güvenilirliğinin kırmızı çizgileri olduğunu belirterek, ülkede her sene 1 milyon 300 bin ortalama ile denetim yaptıklarını vurguladı.
Bu yıl 1 Ocak’tan bugüne kadar 1 milyon 291 bin denetim gerçekleştirildiğini aktaran Yumaklı, “Bugünden itibaren 31 Aralık’a kadar özellikle vatandaşımızın çok yoğun bir şekilde tükettiği yiyecek ve içecek üreten, satan bütün işletmeleri 81 ilde denetlemek üzere bir program başlattık.” diye konuştu.
Yumaklı, ahilik kültürünün TÜRES’in mayasında olduğunu belirterek, “Sektörün kendi içerisinde bir otokontrol mekanizması kurarak çürük yumurtaları dışarı atacak bir metodolojiyi oluşturmasında biz bakanlık olarak varız. Bu konuda da TÜRES’in ayrı bir çalışma yapmasını özellikle istirham ediyorum.” dedi.
İnsan sağlığının telafisinin olmadığını ifade eden Yumaklı “Üretmiş olduğumuz ürünlerin insanımız tarafından tüketilmesinde onların sağlığını tehlikeye düşürecek herhangi bir şeyin kabul edilmesi mümkün değildir. En başta da özellikle pestisit yani zirai ilaç kullanımı gelir. Bu konuda sadece üreticilerimizin ürettikten sonra değil, tarlasında, serasında, daha sonra paketleme yerlerinde, hallerde, satış yerlerinde ve en sonda perakende satış yerlerinde pestisit denetimlerini yapıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Yumaklı, gıda israfının bir çevre konusu olmadığını ifade ederek, gıda israfının bir ülkenin kaynaklarının heba edilmesi anlamına geldiğini söyledi.
Dünyada üretilen her üç gıdadan birinin sofraya ulaşamadan kaybolduğunu ya da israf edildiğini vurgulayan Yumaklı, her yıl yaklaşık 1,3 milyar ton gıdanın çöpe gittiğini belirtti.
Yumaklı, gıda israfı konusunun görmezden gelinemeyeceğini dile getirerek, “Bakanlık olarak TÜRES başta olmak üzere sektörle bu konuda daha önceki çalışmalara ilaveten uzun soluklu bir çalışmanın başlayacağını, bununla ilgili hazırlıkların devam ettiğini özellikle ifade etmek istiyorum. Bu konuda da sektörümüzden çok güçlü bir destek geleceğine inanıyorum.”
GÜNCEL
16 Ocak 2026EĞİTİM
16 Ocak 2026EĞİTİM
16 Ocak 2026GÜNCEL
16 Ocak 2026GÜNCEL
16 Ocak 2026GÜNCEL
16 Ocak 2026GÜNCEL
16 Ocak 2026
1
Herkesi Kan bağışına davet ediyoruz ! “Sen de kan bağışla; 3 kalp sayende atsın, bağışınla yaşasın”
3014 kez okundu
2
“İklim krizi, yaz sellerini artırabilir!”
2944 kez okundu
3
Yetkili kurumlardan fahiş fiyat uygulayan yangın tüpü satıcılarının ihbar edilmesi çağrısı!
2860 kez okundu
4
Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan
2764 kez okundu
5
18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110. yıl dönümü
2674 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.