1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlandı
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla çeşitli illerde sendikaların düzenlediği etkinliklerle kutlamalar yapıldı.
TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ üyeleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bayrak ve pankartlarla Ulus Zafer Anıtı önünde bir araya geldi.
HAK-İŞ Konfederasyonu Ankara İl Başkanı Recep Dere, burada yaptığı konuşmada, dünyanın dört bir yanında savaşa, soykırıma, zulme ve sömürüye rağmen haklarından vazgeçmeyen tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutladığını belirtti.
Ücrette adalet, vergide hakkaniyet, işte güvence ve sosyal adalet için meydanlarda olduklarını ifade eden Dere, "Tüm emekçilerin ücretlerinin enflasyona karşı korunmasını, emekçilerin ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artmasını, refahın adil paylaşımını istiyoruz. Asgari Ücret Tespit Komisyonunun, demokratik katılımcı ve çoğulcu anlayışla yeniden yapılandırılmasını, aile hukukunu dikkate alan, adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir vergi sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyoruz." dedi.
Kaynak AA
Dere, hak, iş ve emeğin güvencesi olan sendikaların güçlendirilmesini ve örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istedi.
Çocukların ve öğretmenlerin güvenliğinin kırmızı çizgi olduğunu vurgulayan Dere, "Okullarda meydana gelen bu saldırıların tekrar yaşanmaması için sorunun tüm taraflarıyla işbirliği ile kalıcı bir çözüm önerisi istiyoruz." diye konuştu.
TÜRK-İŞ Konfederasyonu Ankara İl Başkanı Nihat Zengin de konuşmasında, bugün dünyanın dört bir yanında işçilerin alın terinin karşılığını almak ve insanca çalışma koşullarına ulaşmak için seslerini yükselttiğini söyledi.
Burada yalnızca sorunları değil, umudu da büyütmek için bir araya geldiklerini dile getiren Zengin, "Farklı iş yerlerinden gelmekteyiz. Ancak hepimizi birleştiren ortak bir gerçek bulunuyor. Bu ülkenin değerini de geleceğini de emeğimizi de biz kuruyoruz. Bugün buradayız. Çünkü geçinmek her geçen gün zorlaşmaktadır." ifadelerini kullandı.
Bugünün emeklilerinin geçmişin emekçileri olduğunu söyleyen Zengin, "Bugün buradan açıkça ifade etmekteyiz. Emeğin değerini korumalıyız. Çalışanların yaşam koşulları iyileştirilmelidir. Adil, güvenceli ve insan onuruna yakışır bir çalışma hayatı sağlanmalıdır." dedi.
Konuşmaların ardından alandakiler, halay çekip sloganlar eşliğinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutladı.
DİSK ve KESK'e bağlı sendikalar sivil toplum örgütleri ve bazı siyasi parti üyeleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde toplandı.
Buradan "Yaşasın 1 Mayıs" yazılı pankart ve çeşitli talepleri içeren dövizlerle yürüyen grup, Kazım Karabekir Caddesi'nden kutlamanın yapıldığı Anadolu Meydanı'na ulaştı.
Grupta, ücretlerini alamadıkları için başlattıkları eylemin ardından haklarını alan Doruk Madencilik işçileri de yer aldı.
Eğitim-Sen Çok Sesli Korosu'nun konseriyle başlayan programda, DİSK ve KESK temsilcileri katılımcılara hitap etti.
Kutlamaya bazı milletvekilleri, siyasi parti ve STK temsilcileri ile öğrenciler de katıldı.
Burada açıklama yapan HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı, 1 Mayıs'ta meydanların kan, kavga, gözyaşı ile anılmasına karşı olduklarını, işçilerin sorunlarının ve problemlerinin alanlardan haykırılması taraftarı olduklarını aktardı.
Kayabaşı, "1 Mayıs alanlardan akan kanın değil, alınlardan akan terin günüdür. 81 ilin tamamında işçi kardeşlerimizin sorunlarını aktarıyoruz." dedi.
Emeğin hak ettiği değeri görmesi gerektiğini vurgulayan Kayabaşı, tüm emekçilerin gününü kutladığını belirtti.
Açıklama sırasında sık sık "İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız" sloganları atıldı.
Gruptakiler açıklamanın ardından meydandan Kazancı Yokuşu'na gelerek, 1 Mayıs 1977'de yaşanan olaylarda hayatını kaybedenlerin anısına karanfil bıraktı.
Enerji İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Birleşik Kamu İş Konfederasyonu, Devlet Memurları Konfederasyonu, Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu (HAK-SEN), Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN), Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu ile Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası (HEP-SEN), Nakliyat İş Sendikası ve Türkiye Devrimci Kara, Hava ve Demiryolu İşçileri Sendikası da Taksim Meydanı'na sırasıyla gelerek anıta çelenk bıraktı.
Sendika mensupları, anıta çelenkleri sunduktan sonra Kazancı Yokuşu'na karanfil bırakarak, buradan ayrıldı.
Fatih'teki Nakliyat İş Sendikası Genel Merkezi önünde toplanan grup da Saraçhane'ye yürüdü. Burada davul zurna eşliğinde bir süre halay çeken ve slogan atan grup daha sonra dağıldı.
Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu, Gazi Mustafa Kemal'in savaşı yönettiği, Osmanlı başkenti, Mimar Sinan'ın şehri Edirne'de olduklarını ifade eden Atalay, "Bizle uğraşanlar yakınımızda, o yüzden Trakya'dayız, o yüzden Edirne'deyiz." dedi.
Gelir dağılımındaki adaletsizliğin her geçen gün büyüdüğünü savunan Atalay, taşeron işçiler ile kuryelerin yaşadığı sorunların çözümü için düzenleme yapılmasını, staj ve çıraklık sürecinin sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesini talep etti.
Atalay, savaşların sadece sınırları değil, insanların hayatlarını da değiştirdiğine işaret ederek, "Savaşın olduğu yerde üretim durmakta, insanlar işsiz kalmakta, emek değersizleşmektedir. Özellikle 168 günahsız kız çocuğunu bombalayanlara lanet olsun." diye konuştu.
Toplumda sevginin üretilmesi gerektiğine dikkati çeken Atalay, "Toplumda sevgi üretilmediği zaman hiçbir güvenlik önlemi işe yaramayacaktır. Eğer sevgi üretmeyen bir toplum haline geldiysek, eğer saygıyı azalttıysak, eğer ayıbı, günahı unuttuysak, öfkeyi büyüttüysek hiçbir güvenlik önlemi tek başına yetmez." ifadelerini kullandı.
Atalay, Türkiye'nin başta komşuları olmak üzere kimseyle sorunu olmadığını ancak Yunan siyasetçilerin ve güvenlik güçlerinin açıklamalarla iki ülke arasındaki ilişkileri germeye çalıştığını belirterek, şunları kaydetti:
"Yunanistan iki güne bir açıklama yapıyor, diyor ki, 'Kıbrıs bizim, Fransa yanımızda, Amerika yanımızda.' Bizim onlarla sorunumuz yok. Aklınızı başınıza alın, biz dibinizdeyiz. Yarın İsrail'i, ABD'yi bulamazsın. Onun için Edirne'den sesleniyorum, bizim sizle bir işimiz yok, toprağımıza, bayrağımıza, ülkemize göz dikmeyin, sonra zararlı çıkarsınız haberiniz olsun. Biz bu alanda silahsız askeriz, silahsız emekçiyiz, silahsız polisiz. Biz bu ülkede nerede bir sıkıntı varsa oradayız, vatan yoksa parti yok, vatan yoksa sendika yok, vatan yoksa ailen yok. Birinci öncelik her zaman güvenlik ve vatan."
Kutlama programına, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ile TÜRK-İŞ'e bağlı sendikaların temsilci ve üyeleri katıldı.
Mahmut Arslan, iş güvencesinin bulunmamasının sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engel olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Onun için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kalkarken önce gerçek anlamda bir iş güvencesi istiyoruz. Bugünkü iş güvencesi bizi tatmin etmiyor, sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. O zaman daha güçlü bir sendikal hareket için 17 milyon işçinin olduğu bu ülkede 2,5 milyon sendikalı işçiyi bu ülke, emekçiler hak etmiyor. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Daha güçlü bir sendika, emek hareketi için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkeye kazandırmamız gerekiyor."
Arslan, vergi konusunun en temel sorunlardan olduğunu vurguladı.
"Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok." diyen Arslan, şöyle devam etti:
"Bu, bizim ülkemize has, ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı'na, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'na, Cumhurbaşkanı Yardımcısı'na, partilerin grup başkanlarına gittik. 'Bu adaletsizliği görün.' dedik.
Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyoruz, emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz."
Arslan, HAK-İŞ'in kayıt dışıyla mücadele, kayıt dışı istihdamdaki emekçilerin sorunlarının çözülmesi, ev işçilerinin örgütlenmesi, mevsimlik çalışanların sosyal güvenlik haklarının kesintisiz sağlanması konularındaki çalışmalarını anlattı.
Mahmut Arslan, kıdem tazminatının bugünkü mevzuattan kurtularak daha güçlü, etkin, kapsayıcı hale getirilmesi taleplerini dile getirdi.
Mevzuata kazandırılan arabuluculuk sisteminin emekçilerin haklarının gasbedildiği bir sisteme dönüştürüldüğünü savunan Arslan, bunun kaldırılmasını istedi.
Arslan, kamuda kadro alamayanlar, tayin ve becayiş haklarının düzenlenmesi, 6772 sayılı kanunla alınamayan ikramiyelerin, 52 günlük ilave tediyenin alınması, staj mağdurlarının sorunlarının giderilmesi konularında ısrarla mücadeleyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
Programda, Sudan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Sirralkhatim Abdulkadir de konuşma yaptı.
Şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda Kur'an-ı Kerim tilaveti yapıldı.
Programa Bursa ve çevre illerden çok sayıda işçi katıldı.
İstanbul'da sendika temsilcileri, Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı
İstanbul'da, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bazı sendikaların temsilcileri, Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı. Gümüşsuyu Caddesi'nde toplanan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) üyeleri, kortej eşliğinde Taksim Meydanı'na geldi. Daha sonra sendika üyeleri 1 Mayıs çelengini Cumhuriyet Anıtı'na bıraktı. Anıt önünde açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türkiye'nin her yerinde işçilerin alanlarda isteklerini aktaracağını, emeğin dünyasını kurma kararlılıklarını ifade edeceklerini belirtti. Emeğe, ekmeğe ve geleceğe sahip çıkma çağrısında bulunan Çerkezoğlu, "Hepimizin eşitlik, özgürlük, adalet, barış ve kardeşlik içinde yaşadığı, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlediği, emeğin Türkiye'si için birleşelim. 1 Mayıs işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. Herkesi birliğe, dayanışmaya, mücadeleye çağırıyoruz." ifadelerini kullandı. Çerkezoğlu, herkesin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutladı. HAK-İŞ Konfederasyonu üyeleri de slogan atarak Gümüşsuyu Caddesi'nden yürüyerek geldikleri anıta çelenk bıraktı. Ankara'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bazı sendikaların temsilcileri, Anadolu Meydanı'nda toplanmaya başladı. ( Arman Önal - Anadolu Ajansı )